Temel bitki besinleri
Bir bitki korumacı Ziraat Mühendisi olarak sizlere, özellikle bitki koruma alanında bir pratik ve yararlı bilgiler yazı dizisi oluşturmayı planlıyorum. Tabiki sizlerden gelen sorular da konuların içeriğinde ve gidişatta etkili olacaktır.
İlk olarak bitkilerin en fazla ihtiyaç duyduğu temel bitki besin maddeleri ve bunların eksiklerinde bitkilerde ne gibi zararlı etkiler olduğu hakkında kısa bilgiler verelim. Bitkilerde oluşan bu olumsuzlukları suni ve doğal gübrelerle gidermek mümkün. Sonraki yazımızda gübre çeşitleri nelerdir? Kullanımı nasıl olmalıdır? gibi sorulara yanıt arayacağız. Şimdiden faydalı olması dileği ile…
Azot yetersizliği: Bitkiler genellikle koyu yeşil görünümlerinin aksine soluk açık yeşil bir görünüm kazanırlar. Meyve sayısı azalır. Ciddi noksanlık durumlarına yapraklarda kloroz (Sararma) görülür. Bu durum yaşlı yapraklardan başlar.
Fosfor eksikliği: Çoğu kez meyvelerde şekil bozukluğu, koyu kırmızı renk ve çatlaklık görülür. Daha çok yaprakların ortasında veya ana damarlar arasında olmak üzere koyu yeşilden mora kadar değişen renklenme görülür. Yapraklar normalden daha küçüktür ve yaprak sapı ile dal arasında dar açı vardır. Sonunda yapraklar açık yeşile veya sarıya dönerler ve erken koparlar
Potasyum eksikliği: Yapraklar bronzlaşır. Şiddetli Potasyum noksanlığında büyüme durur. Bronzlaşan yaprakların damarlarında küçük nekrotik (ölü hücre ile oluşan koyu renkli leke) lekeler gelişir.
Kalsiyum eksikliği: Meyvelerde, özellikle elmalarda çok önemlidir. Elmalarda görülen acı benek kalsiyum noksanlığının bir sonucudur.
Magnezyum eksikliği: Yaprakta damarlar arasında sararmalar, yaprak ucunda gevreklik ve yukarı doğru kıvrılmalar görülür. Meyveler seyrekleşir, ufalır ve meyve sayısında azalma olur.
Kükürt eksikliği: Azot eksikliğine çok benzeyen belirtiler görülür. Yani homojen bir sararma vardır. Ancak aradaki fark, sararmanın önce genç yapraklarda olmasıdır. Azotta ise sararma yaşlı yapraklarda olur. Bunun sebebi kükürdün yaşlı yapraklardan genç yapraklara taşınamamasıdır.
Demir eksikliği: Belirtileri öncelikle genç yapraklarda başlar ve yaprak damarları arasında sararma dikkat çeker. Görünümleri oldukça tipiktir. Kolayca tanınırlar. En ince damarlar dahi yeşil kalarak bu damarlar arasındaki renk tamamıyla sarıya döner. Şiddetli noksanlıkta damarlarda sararabilir. Bazen magnezyum noksanlığı ile karışır. Aradaki fark: magnezyum eksikliğinde sararma yaşlı yapraklarda görülür. Demirde ise genç ve tepe noktalardaki yapraklarda belirtilere rastlanır.
Çinko eksikliği: Yaprak damarları arasında kloroz (Sararma) meydana gelir. Yaprak damarları yeşil kalırken, damarlar arası renk açık yeşil, sarı hatta beyaza döner.
Mangan eksikliği: Belirtileri Mg (Magnezyum) noksanlığı belirtilerine benzer. Yapraklardaki damarlar arasında sarama görülür. Ancak magnezyum noksanlığı önce yaşlı yapraklarda olmasına karşılık mangan noksanlığı genç yapraklarda görülür. Mangan noksanlığında yapraklar arası sararmaya ilave olarak yapraklarda sarı noktalar halinde lekeler oluşur. Asmada yaprak yüzeyinde üniform (tek düze, düzenli, düzgün, muntazam) bir sararma olur. Yapraklar normalden küçük ve açık yeşil renklidirler. Zamanla çok sayıda küçük nekrotik lekeler ortaya çıkar. Sonunda sarı bölgeler kahverengine döner ve yaprak ölür.
Bor eksikliği: Genellikle kireçli topraklarda ve kurak periyotta ortaya çıkmaktadır. Toprak analizi yaptırılarak bor noksanlığı görülen topraklarda Boraks vermek suretiyle Bor eksikliği giderilebilir.
