DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C
Ankara
°C
°C
°C
°C
°C

İnsan niçin yaşar?

03.05.2020
919
A+
A-

Mescit: saygınlık, saygı değer olan, itaat edilen anlamlarına gelen Arapça bir kelimedir.  Evleri mescit hâline getirmek, bize Yaratıcı tarafından tavsiye edilen bir değerdir. Evlerin saygın hâle gelmesi/getirilmesidir. Evlerin saygın/hürmetli olması o evde yaşayan bireylerin sorumluluklarını yerine getirmesidir. Rollerin karışmaması; baba, anne ve çocukların asli görevlerini bilerek olmaları gereken yerde durmalarıdır.

Aile kavramı, içerisinde yer alan bireylerin birbirlerine karşı sorumluluklarının farkında olmasını gerekli kılar. Anne, baba ve çocukların birbirlerini tamamlayan olarak görmesi, bütünlüğü ifade eder. Parçalamadan bakmak, bütünü fark etmektir. Aile bireylerinin şirket elemanı olarak görülmemesi gerekir.

Psikologların genellikle tedavi etmek amacıyla kullandıkları “kendin için yaşa, kendin için çalış, kendin için düşün…”gibi ifadeler bütünlük içinde ele alınmadığı  için insanı bencilleştirdi. Narsist bir düşünceye sahip olan insan kendini vazgeçilmez olarak gördüğü için nefsini ilahlaştırdı. İlahlaşan nefis bireyin fıtratına uyum sağlayamaz oldu. Çünkü bu gelişme insanın yaradılış yasasına aykırı idi. Devamlı başkalarından taltif bekleyen, devamlı beğenilen alkışlanan olmak istedi!.. Doyumsuzluk hep daha fazlasını arzular hâle getirdi. Nihayet azap geldi ve doyumsuz, şımarmış insana haddini bildirdi.

Kendinden, öz benliğinde uzaklaşan insan bir felaketi hak ettiğinin farkında bile değildi. Dolayısıyla başına gelen bu azabı bir uyarıcı olarak algılayamadığı için kendini kontrol altına almayı düşünmedi. Sadece ölmemek için korku ve endişe içinde tedirgin bir hayatı yaşamaya mahkûm oldu.

Gerçekten insan niçin yaratılmıştı?  Ne için yaşıyordu ki ölmemesi gerekiyordu? 70 yıl yaşama ile 90 yıl yaşama arasındaki fark neydi? İşte insan asıl gayesini unuttuğu için yaşadığını zannettiği hayatta belki günlerin sayısını saymakla zaman harcıyor. Ey insan yaradılış amacını tanı aksi hâlde nasıl olsa öleceksin.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Celalettin Ağgöz dedi ki:

    Hocam Allah Razı olsun zamanın bütün fırsatlarını Kuranın bakışıyla Düşünceleştin için ve bunu sürekli Rabimizin istemesiyle her platformda dille getirdin ve bizlere basiret olsun diye söyledin. Hakkın dilli oldun taraftarı oldun. Ne mutlu tehdidi imana sahip olana.