DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C
Ankara
°C
°C
°C
°C
°C

Dengeyi koruyabiliyor muyuz?

08.03.2020
943
A+
A-

Gece ile gündüzün ÅŸaÅŸmaz ve deÄŸiÅŸmez düzen içindeki dönüşümü ve bunun sürekli tekrarlanması, evrende müthiÅŸ bir dengenin dolayısıyla bir mucizenin var olduÄŸunu gösteriyor bize. Öyle ki iÅŸ bununla da sınırlı deÄŸil var olan her ÅŸey bir ilkeye göre sürdürüyor varlığını. DiÄŸer bir ifadeyle dengesiz hiçbir ÅŸey yoktur evrende. İnsanın yapısında, hayvanların  ve bitkilerin görevlerinde, maddenin en küçük yapı taşı olan atomların içinde, psikolojide, sosyolojide…. Her yerde bir denge, bir ahenk vardır. İnsanın varoluÅŸ sebebi ise parçası olduÄŸu bu sistemi korumaktır. Denge bozulunca sorunlar baÅŸlar, telafisi imkansız zararlar meydana gelir ve dünya insan için adeta bir cehenneme çevrilir. ÖrneÄŸin, hastalıklar vucudun bir  yerlerinde dengesinin bozulduÄŸunun en güzel belirtisidir. Bu bozulan dengeyi yeniden kurmak da  yine hasta olan insanın görevidir.

Gelişmiş batı ülkeleri vatandaşlarını ekonomik refah içinde yaşatmayı başarmış; Ancak bazı hususlarda sınıfta kalmıştır. Avrupa’da 2003 yılında yazlar aşırı sıcak geçiyor. Malum Avrupa böyle havalara pek alışkın değil. O yaz sadece Fransa’da 15.000 yaşlı, yalnız yaşayan insan ölmüştür. Ölüm haberi tatilde olan çocuklarına, yakınlarına bildirildiğinde şu cevap geliyor: Morga kaldırın biz tatilden sonra ilgileniriz. Gerçekten de tüyler ürpertici değil mi? Buna rağmen konforundan taviz vermeyen ve alabildiğince bireysel daha doğrusu bencil yaşayan zavallı insanlar. Bu aynı zamanda duygu ile akıl arasındaki dengenin bozulduğunun en büyük kanıtıdır.

Bizim toplumumuzda böyle şeyler olmaz diye sevinebiliriz tabiki ancak bizde de bunun tam tersi bir durum söz konusu. Aşırı sahiplenme duygusu, otuz yaşındaki çocuğunun sorumluluğunu üstlenmek hatta onun yerine kararlar vermek, küçük çocuğuna bazen torununa krediyle ev alma psikolojisi… Örnekleri çoğaltabiliriz. Görüldüğü gibi burada da bir dengesizlik hali var. Toplumumuzda sorumluluk alanları karışmış vaziyette. Sonunda ne oluyor peki? Taşıyabileceğinden fazlasını taşımaya cüret eden insanlar bedelini azap ve bunalım olarak ödüyor. Sorumluluğu nispetinde davranış sergilemek insanı rahatlatacak olmasına rağmen bu pek de tercih edilmiyor.

Dengenin bozulduğu her yerde mutsuzluk, huzursuzluk ve azap var diyebiliriz. Bundan kurtulmak dengeyi korumakla mümkündür. İnsanoğlu her anlamda dengeyi sağladığı ölçüde mutlu ve huzurlu olur. Bu durum insanın gelecekteki yaşamını da cennete dönüştürür.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Mehmet ÇİÇEK dedi ki:

    YüreÄŸine, kalemine saÄŸlık kardeÅŸ…

    Ne diyordu, RAHMAN SURESI’ nde RAHMAN;

    “Yeri ve göğü Allah yükseltti. Dengeyi o koydu. Sakın o dengeyi bozmayın.”