DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C
Ankara
°C
°C
°C
°C
°C

AMAÇ-ARAÇ BAĞLAMINDA 101. YILIMIZDA MUASSIR MEDENİYETLERİN SEMPTOMLARINA KISA BİR BAKIŞ…

28.10.2024
1.030
A+
A-

Yo yo… Bugün patlamalardan işitme yetisini kaybetme noktasına gelen kulaklarınıza öyle siyasi jargonlarla implantlı ağızlardan çıkan botokslu cümleler söylemeyeceğim.

Yeni bir dünya düzeni isteyenler, eski dünya düzenini hayal edenler, hayali bile olmayanlar, kendisine dokunmayan yılanı Şahmaran koltuğuna oturtmak için zehirlenme pahasına kış uykusundan uyanamayanlar…

Bir garip dünya nizamı işte… İstemek serbest…

Liberalizm adına serbest pazar ekonomisi diye denenmişi denemek isteyip en ufak bir kayıpta “Nerde bu devlet” diye vaveyla koparanlar…

“Gelin Komün olalım, işi kolay kılalım” ve “Üstün Irk” meczupluğu ile sadece cihan harplerinde 50 milyondan ( salgın hastalık-sürgün vs hariç) fazla insanın ölümüne önayak olanlar ve  Ademoğlunun uydurduğu dünya düzeni tahayyülleri için verilen mücadeleler…

Peki ya şimdi nerede miyiz?

Geçenlerde bir mülakatta gözüme ilişmişti… Hollandalı din adamlarının (papazlar), müslüman topluluklardan bir talebi de; ülkelerinin çocuklarının Hristiyanlığı reddettiği için Ateizmin pençesine düştüklerini, aile bilincinin tamamen ortadan kalktığını elindeki haçlarını sımsıkı tutarak anlatıyorlar. Hiç değilse bir Tevhid inancı olan İslamiyete çocuklarının davet edilmesini artık hoş göreceklerini acı da olsa itiraf ediyorlar.

Almanya’ da ise işler biraz farklı tabi. Sanayi devriminin 5.0 sürümü pek hoşlarına gitmedi. “Fabrika üretim fabrikası”… Başta kulağa hoş gelse de bir şeylerin eksik olduğunun kadim medeniyetlerinden olsa farkına çok ta geç varmadılar. Her şey fabrikasyon ve üretim-yönetimde insan emeği olmaksızın tam bir otomasyon felsefesi… Peki ama burada insan nerede… İnsanın olmadığı bir dünyanın kıymeti mi var… Yani emek-ücret-geçim üçgeni… Tam bir bataklık…

Peki ya ABD… Üretmeyi bırakalı çok oldu… Değerli kağıtlar senfoni orkestrasının eli sopalı şefi olarak paradan para kazanmanın ilk mucidi… Borsa, banka, mudi… Siz üretin ben bir yolunu bulup elinizden alırım mantığı… Doğru mu?  Şimdilik… BRICS ve diğer tüm paktların ölü doğumu için bizdeki yenidoğan çetesi gibi kendi doktorlarına yönlendirirse sıkıntı yok gibi…

Şimdi size “ya petrolleri biterse ne halt edecekler” diye küçümsediğimiz Arap topluluklarından bahsedeceğim. Burada ilginç şeyler oluyor son 20 yıldır. Milyar dolarlık tarım ve sulama projeleri, Enternasyonal şirket alımları, ve daha onlarca farklı değişik alanlar… Yani petrol parasını çok da öyle har vurup harman savurmuyorlar. Az da olsa yanı başlarındaki İsrailoğullarından bir şey öğrenmişler. Tabi bir gün vatanları elden gitmezse. Çünkü Rusya-Ukrayna çatışmasında gördük ki dünyanın en büyük tarım üreticisi olsan da bir SİHA için tonlarca tahılı vermeye can atabilirsiniz.

Peki ya biz… “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diye bir söze sahibiz. Bu söz bile tek başına insansız sanayi devriminin altına dinamit koymaya yeterli. Kısa keseceğim; Neo- Osmanlıcılık bu karmaşada pek tutmayacak gibi, ancak “Selçuklu İdeası” sanki bizim üzerimize şu an itibari ile olacak gibi.. Nizamülmülk ve eserleri başucu kitabımız olmalı. “ALPEREN”… ALP: Gündüz çalışan-üreten-savaş veren, EREN: Gece huşu içinde ibadet eden… Moğol istilasına kurban olan bir kusursuz dünya düzeni…

Ve bir ayet; Neml Suresi 32: Melike (Belkıs) şöyle devam etti: “Ey ileri gelenler! Bu mesele hakkındaki görüşlerinizi lutfen bana bildirin. Pekâlâ bilirsiniz ki, siz yanımda olmadan ve size danışmadan hiçbir konuda kesin kararımı vermem.”

Evvele selam ahire selam, zahire selam batına selam…

Esselamu Aleyküm…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.