Çocuklarınızı öldürmeyin
Bu nasıl başlık? Cahiliye döneminde mi yaşıyoruz? İnsan bu devirde çocuğunu öldürür mü? diye düşünebilirsiniz. Çocuk, bir ailenin neşesi ve aile bağlarının en tatlı halkasıyken çocukları öldürmekte nereden çıktı diyebilirsiniz. Evet hiçbir anne baba çocuğuna en küçük zarar gelsin istemez. İstemez istemesine ancak, yine de öldürür çocuğunu da farkına bile varmaz. Hem de onun iyiliği için yapar bunu.
İnsanın gelişim süreçleri düşünüldüğünde, en önemli ve en belirleyici dönemin çocukluk dönemi olduğu bilimsel bir gerçektir. İnsanın kişiliğinin temelleri de, yeteneklerinin gelişimi de çocukluk döneminde şekillenir. Atalarımızın deyimiyle; ağaç yaşken eğilir. Çocuk doğuştan getirdiği özelliklerini çevrenin ve bilhassa da ailenin etkisiyle şekillendirir. Doğuştan getirdiği bir yeteneği imkan sağlanırsa geliştirebilir ya da yeterli imkanı bulamazsa o yeteneği körelebilir. Bu nedenle çocuğun kişilik gelişiminin ne yönde olacağı, kabiliyetlerinin hangi istikamette yol alacağı çocuğun etrafından nasıl ve ne ölçüde etkilendiğiyle doğrudan ilgilidir. Birey dünyaya geldikten sonra bir çok şeyi ailesinden öğrenir. Oturmayı kalkmayı, yürümeyi konuşmayı, etrafında olan biteni, kısacası dünyayı ailesinden öğrenir. Ve bu öğrenmenin büyük bir bölümü okul öncesi dönemde gerçekleşir. Bu sebeple, çocuğun ilk öğretmenleri anne ve babası yani ailesidir. Bu ilk öğretmenler ne ölçüde bilinçli olurlarsa, çocuklar da o ölçüde olumlu bir gelişme ortaya koyarlar. Tersinden düşünülürse; aile yeterince bilinçli olmazsa çocuğun kişilik gelişimi olumsuz yönde etkilenecek, yetenekleri de yeterince gelişemeyecektir. Bu durum ise; daha iyi olabilecek bir bireyin olması gereken yere ulaşamaması, yani potansiyelinin öldürülmesi demektir.
Peki nelere dikkat etmeli? Nasıl davranmalıyız? Bu soruların yanıtlarını bir yazıyla ve bir kaç satırla tam olarak ifade etmek mümkün değil. Ancak önemli bir kaç noktayı şu şekilde ifade edebiliriz:
İlk olarak çocuk yetiştirilirken dikkat edilecek en önemli husus; model olmaktır. Çocuklar yetişkinleri ve akranlarını gözlemleyerek model alırlar. Özellikle Çocuklar küçük yaşta iken, anne ve babalarının yaptığı bütün davranışlar onlar için mutlak doğrulardır. Bu nedenle, davranışın doğru veya yanlışlığını sorgulamadan model alırlar. Örneğin, çocuğunuzun yalan söylemesini istemiyorsanız, hiçbir şekilde ona yalan söylememek ya da onun yanında yalan bir ifade kullanmamak gerekir. Ya da çocuğun argo, kaba konuşmasını arzu etmiyorsak hiçbir şekilde biz de kaba ve argo konuşmamalıyız. Çocuğun kitap okumasını istiyorsak, kitap oku demek yerine onunla birlikte kitap okumayı gerçekleştirmek daha doğru bir çözüm olacaktır.
Bir diğer husus ise; tutarlılıktır. Çocuklara olumlu davranış kazandırılırken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisi de tutarlılıktır. Tutarlılık; çocuğa söylenen sözün, kazandırılmak istenen davranışın zamana ve kişiye göre değişmemesi demektir. Annenin yanlış dediğine babanın doğru demesi, babanın iyi dediğine annenin kötü demesi tutarsızlıktır. Bir gün onayladığımız bir davranışını başka gün tenkit etmemiz de aynı şekilde yine tutarsızlıktır. Tutarsızlık ise, çocukta olumlu davranışın kalıcı hale gelmesinin önündeki en büyük engellerdendir. Tutarsız durumlarda çocuk kendisine en kolay olanı ya da o an için işine geleni tercih edecek ve gerçekte doğru olan davranışı kazanamayacaktır. Bu nedenle çocuklarla ilgili kararlarda anne ve babalar farklı düşüncelere sahip de olsalar, bu farklı düşünceleri çocuğun yanında konuşmak yerine çocuğun olmadığı ortamlarda konuşarak fikir birliğine varmalıdırlar Ve çocuğa tutarlı bir davranış sergilemelidirler.
Çocukları yetiştirirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan bir tanesi ise aşırıya kaçmamaktır. İnsan için her şeyin aşırısı zararlıdır. Çocuğa gösterilen aşırı sevgi ya da aşırı öfke ona zarar verecektir. Kimi ebeveynler çocuklarını çok sevdikleri için onların hiçbir yanlışına ses çıkarmaz ve bunu sevgileri ile izah ederler. Bazı ebeveynler ise çocuğun her yanlışını sürekli tenkit eder, onu sürekli eleştirir ve kızarlar. Bu her iki durumda gerçekte yanlıştır. Çocuk yanlışlarının da farkında olmalı ama sevildiğini de hissetmelidir. Çocuğa değerli olduğunu hissettirmek ancak insan olduğu için yanlışları da olabileceğini fakat bu yanlışları düzelterek ilerlemesi gerektiğini anlatmak ona yapılacak en önemli iyiliklerdendir.
Anne ve babaların çocuk yetiştirirken; çocuğun meraklarını doğru bir şekilde gidermeleri, çocuğun sorularına doğru ve anlayabileceği cevaplar vermeleri de bireyin gelişiminde önemli bir yer tutar.
Örnekleri çoğaltmak maddeleri artırmak mümkün. Ancak önemli olan; çocuklarımızı yetiştirirken bilinçli olarak onlara yaklaşmamız ve onların kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmamızdır. Bunun için çocuk yetiştirirken gerekli hassasiyeti göstermek, bu konuda bilinçlenmek her anne babanın sorumluluğundadır. Gelişigüzel büyüyen çocuklar olabilecekleri yerlere ulaşamayacaklarından bir bakıma öldürülmüş çocuklardır. Ve bu çocuklar yaşamlarının ileriki safhalarında mutsuz ve sorunlu bireyler olma eğilimindedir. Çocuklarımız geleceğimizdir ve her çocuk, iyi bir aile eğitimini hak eder. Bu nedenle, çocuklarımız için önce biz bilinçlenmeliyiz, sonra da onları bilinçli bireyler olarak yetiştirmeliyiz.

Küçük yaÅŸta her yaptığını onayladığınız, sevgi sözcükleri ve kahkahalar eÅŸliÄŸinde desteklediÄŸiniz çocuk büyüdüğünde yaptıklarının yanlış olduÄŸunu ansızın bir tokat gibi yüzüne vurduÄŸunuzda, o sonsuz olarak lanse ettiÄŸiniz desteÄŸinizi çekip onu büyük bir boÅŸluÄŸa düşürdüğünüzde iÅŸliyorsunuz cinayeti haddizatında. Önce size yaranmak sonra da toplum nezdinde var bir birey olmak için çırpınıp duruyor çocuk… Kaleminiz dert görmesin hocam, teÅŸekkürler.