DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C
Ankara
°C
°C
°C
°C
°C

Yol hep ikidir…

28.02.2021
885
A+
A-

İlk insandan günümüze yollar hep ikiye ayrılır. Zaman geçer, tarih akar, takvim aşınır, çağlar değişir; ancak bir gerçek değişmez. Devletler kurulur devletler yıkılır, medeniyetler inşa edilir medeniyetler yok olur; ama bir gerçek hiç yok olmaz. Hem de dünyanın her yerinde en zengin ülkesinden en fakir kabilesine, siyahisinden beyazına yol hep ikidir: Ya iyi insan olmak, ya da kötü insan olmak. Ve bütün sorunların temelinde bu ayrım yatar.

İyi ile kötünün yol ayrımı Habil ile Kabil’den başlar. Kabil kıskançlığı, kibirlenmeyi, zulmü ve adaletsizliği temsil ederken, Habil tevazuyu, samimiyeti, yapıcı olmayı, dolayısıyla iyi olmayı temsil eder. Ogünden bugüne insanlığın yaşam serüveni hep bu iki ayrımla şekillenmiştir. Çünkü tarih boyunca iyi ve kötü hep varola gelmiştir. Ve tarih boyunca iyiler eliyle iyilikler, kötüler eliyle kötülükler hep var edilmiştir.

Dünya’nın herhangi bir köşesinde gözyaşı dökülüyorsa orada kötülüğün ayak izleri vardır. Ve nerede bir tebessüm varsa; oraya iyilik uğramıştır. Peki ama kimler iyidir? Kimler kötüdür? Bu soruya; şu millet iyidir, şu millet kötüdür, şu bölgenin şu şehrin insanı iyidir, şu bölgenin insanı kötüdür diye yanıt verebilir miyiz? Ya da; şu siyasi görüşteki insanlar iyidir şu siyasi görüşe sahip olanlarsa kötüdür demek mümkün müdür? Veya şu dinin/mezhebin mensupları iyidir, şu dinin/mezhebin mensupları kötüdür demek ne ölçüde gerçekçi olur?

Birçok konuda olduğu gibi, bu meselede de genelleyici bir yargıda bulunmak, toptan hüküm vermek bizi hakikate götüremez. Tam aksine, kendimizi önyargının esaretine mahkum eden bir genelleme yapmış oluruz.

Evet bu konuda genelleme yapamayız. Çünkü her milletin, devletin, kabilenin, topluluğun, bölgenin, şehrin, dinin, mezhebin, siyasi oluşumun mensupları arasında iyi insan da vardır, kötü insan da vardır. Çünkü iyilik; aidiyetimize göre değil, insani erdemimize göre oluşur. Bir başka deyişle; insanı iyi ya da kötü yapan, mensubu olduğu topluluk değil, bizatihi insanın bireysel davranışları ve tutumlarıdır. Kişi iyiye dair bir yaşam tarzı belirler ve bu yönde bir hayat sürerse; içinde bulunduğu topluluğun çoğunluğu kötü de olsa kendisi iyi olmayı ve iyi kalmayı başarmış demektir. Bu durumu ünlü düşünürümüz Cemil Meriç ülkemiz için şu şekilde ifade etmiştir: “Bu ülkede sağcı solcu, ilerici gerici yoktur. Bu ülkede, sadece namuslular ve namussuzlar vardır.” Necip Fazıl Kısakürek ise; “Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.” diyerek anlatmıştır bu ayrımı.

Bize düşen ise; bir insanı değerlendirirken, mensubiyetine, aidiyetine bakmaksızın, insani erdemleri yönüyle bir birey olarak ele almaktır. Ve her şeyden önce; iyiye güzele taraf olup kötünün ve kötülüğün karşısında durmaktır. Ancak bu sayede erdemli olan bir duruş sergilemiş oluruz. Ve ancak bu yolla kötülükten kurtuluruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.