Taşın altına elimizi koymalıyız
Yaşadığımız bu güzel coğrafya; şiirlere konu olan, şairlere ilham veren, her köşesi buram buram Anadolu kokan müstesna bir belde. Oğuz Kağan’ın töresini, Horasan erenlerinin maneviyatıyla harmanlamayı başarmış ve bu kültürü nesiller boyu yaşatmış olan nice isimsiz kahramanın memleketi. Şimdi ise; kimimiz burada doğmuş büyümüşüz, kimimiz ise farklı yerlerden gelmiş buraya yerleşmişiz. Ve hep birlikte aynı havayı soluyor, aynı iklimi yaşıyoruz.
Bir sıkıntı olduğunda birlikte aynı zahmete katlanıyor, bir hizmet olduğunda birlikte faydalanıyoruz. Yollar bozuksa hepimizin arabası aynı çukura düşüyor, elektirikler kesildiğinde hep birlikte karanlıkta kalıyoruz. Aynı otobüslere biniyoruz, aynı minibüslerle yolculuk edip aynı trafik yoğunluğuna hep beraber maruz kalıyoruz. Evet bütün bunları ve daha fazlasını elli bine yaklaşan nüfusuyla bütün Bağlum birlikte yaşıyoruz. Sorunları hep birlikte yaşıyoruz yaşamasına, ancak çözüm aramaya sıra gelince aynı birliktelikle hareket edemiyoruz maalesef.
Bir çoğumuz sorunların bizi aştığını, elimizden bir şey gelemeyeceğini düşünüyor belki. Ama çoğu zaman öyle de olmuyor. Örneğin bir elektrik kesintisinde bile ilgili merciyi arayıp arza ihbarı dahi vermiyoruz, birileri aramıştır diye düşünüyoruz. Bozuk bir yol için, yetersiz olan toplu taşıma için evimizden telefon veya internet aracılığı ile yapabileceğimiz basit bir talebi bile yetkililere ulaştırmıyoruz. Nasılsa birileri yapar düşüncesinde oluyoruz çoğu zaman. Ve o birileri de aynı düşüncede olunca; hizmet talebi de ilgililere ulaşmamış oluyor.
Devrin birinde bir kral süt banyosu yapmak istemiş. Halka haber göndermiş ve sütçülükle geçimini sağlayan herkesin bir kova süt getirmesini istemiş. Sarayının bahçesindeki havuza gelen sütlerin akşamdan dökülmesini ve sabaha hazır olmasını emretmiş. Geçimini zar zor sağlayan bir köylü saraydaki havuza bir kova süt götürmek istemiyormuş ama kralında gazabından korktuğundan şöyle bir yol bulmuş. Akşam karanlığında havuza bir kova süt yerine bir kova su götürüp döksem kim nereden anlasın. Hem o kadar sütün içinde bir kova su farkedilmez bile diye düşünerek o akşam kralın havuzuna bir kova su dökmüş. Sabah olupta kral havuzun yanına gelince; gördüğü manzara karşısında çok şaşırmış. Çünkü havuz süt yerine su ile doluymuş. Bütün herkes o köylü gibi düşünerek; nasılsa bir kova su o kadar sütün içinde farkedilmez diye havuza su götürmüşler. Hal böyle olunca da krala içi süt yerine su dolu bir havuz kalmış.
Hep başkaları yapar düşüncesi ile hareket ettiğimizde o başkaları da yapmaz çoğu zaman ve mağduriyeti yaşamaya devam ederiz. Bir sorunun çözümünde veya bir hizmet talebinde talep eden kişi sayısı ne kadar fazla olursa, o talebin ilgililer tarafından dikkate alınması ve gerçekleştirilmesi o ölçüde hızlı olur. Yani bir taş ne kadar ağır olursa olsun, ona el atan sayısı çok olursa yerinden kaldırmak kolay olur. Bağlum’un sorunları da o sorunları meşru yollarla dile getirip hep birlikte çözüm aramamız halinde çözülecektir. Bu durum sorunun büyüklüğünden ziyade, o soruna çare arayan insanların çokluğuyla doğrudan ilgilidir. Güçlü bir kamuoyu baskısının alamayacağı hizmet yoktur. Yeter ki biz bütün ayrışmalarımızı bir kenara bırakarak Bağlum için hep birlikte hareket edelim. Yeter ki taşın altına elimizi birlikte koyalım. Eğer bu birliktelik sağlanır ve sorunların çözümü için herkes taşın altına elini koyarsa; yaşam standartları çok daha iyi bir konumda olan Bağlum hayal değil.

Gayet mantıklı ve yerinde olmuş haklısınız ele ele verelim yapılması gereken ler için seyirci değil direk dahili olalım inşallah hayırlı akşamlar
Güzel bir yazi olmuÅŸ birlik olalım elbette ,fakat 2009 da belediyelik giderken de güzel BaÄŸlum’a kimse sahip çikmamiÅŸti.Bu da farkli bir tartışma konusu demem o ki birlik beraberlik yok .