Gitme Ramazan…
Mahzun karşıladık bu yıl seni. Bilemedik senli günlerin kıymetini, gitme… Mahyalar hüzünlü, mahviller sessiz. Minber yetim, mihrap öksüz, gitme… Eremedik oruç tutmanın sırrına. Aç kalmak sanıyor çoÄŸumuz hâlâ. Oruç ruhu doyurmaktır, bunu anlatmadan gitme…
Kur’an sende inmiÅŸken. Anlamının sırrına erin, denmiÅŸken. Biz Kur’anı anlamadan gitme… O kitap ki; insanlar için bir hidayet kaynağı ve mutluluk reçetesiyken, biz hâlâ mutluluÄŸu baÅŸka yerlerde arıyoruz. Biz Kur’anda mutluluÄŸu bulmadan gitme… Namaz insanı her türlü aşırılıktan koruyacakken, namaz kılarak iÅŸledik her türlü kötülüğü. Hâlâ namaz kılmayı yatıp kalkmaktan ibaret sanıyor pek çoÄŸu. Namazlarımız bizi adam kılmadan gitme.
Gitme ramazan… KomÅŸusu açken tok yatanlarımız var. Zekatı, fitreyi, sadakayı anlamayanlarımız var. İhtiyacının fazlasını paylaÅŸ denmiÅŸken, zekatı kırkta bir sananlarımız var. Biz paylaÅŸmayı öğrenmeden, gitme… Gülmeden öksüzlerin yüzleri. Verilmeden yetimlerin hakları. Doymadan yoksulların karınları, gitme… Moda diye deÄŸiÅŸtiriliyorsa eÅŸyalar, çöplere atılan ekmekler hâlâ bir ülkeyi doyuracak kadar çokken, biz israfı bitirmeden, gitme…Gıybette hâlâ dillerimiz. Hasette ısrarcı zihinlerimiz. Kırıcı ve keskin dillerimiz. Biz kalbimizi, zihnimizi ve dilimizi temizlemeden gitme…
Merhametli olmak emredilmiÅŸken; merhametsiz olanlarımız var. SevdiÄŸi kadını öldürenler, çocuÄŸunu terk eden anneler var. Anne ve babana öf bile deme buyrulmuÅŸken, huzur evleri dolusu yaÅŸlılarımız var. Dünya bize emanetken, bir sokak köpeÄŸinin gözlerindeki güzelliÄŸi, bir çiçekteki zerafeti görmeyip, köpeÄŸi öldürecek kadar canileÅŸen, zerafet bilmeyecek kadar ruhsuzlaÅŸanlarımız var. Bizler merhameti öğrenmeden gitme…
Gitme ramazan… Zulum insanlığı kuÅŸatmışken, Mazlum feryatları arşı sarmışken ve bu feryatlara gözler kör, kulaklar sağırken, gitme… biz anlamadan baÅŸkalarının çektiÄŸi acıları ve dinmeden mazlumların gözyaÅŸları, gitme… İnsan hayatı bir kurÅŸundan ucuzken ve ölüm çocuklar için bile, namlunun ucundayken, gitme… Afrika’da çocuklar açlıktan ölüyorken, Filistin’de çocuklar yetim büyüyorken, DoÄŸu Türkistan’da müslüman ve türk olduÄŸu için kardeÅŸlerimiz zulüm görüyorken ve bizler hala yataklarımızda rahat uyuyorken, gitme…
Yıllarca orucu bozan halleri sorduk durduk. İnsanı bozan halleri unuttuk insan bozukken oruç sağlam durur sandık. Bir ay aç kalmayı kurtuluşa yeter saydık. Senin gidişinle özgürlüğüne kavuşmayı beklemekte bazılarımız. Yanlış olan ne varsa senden sonra da yanlıştır. Oysa ki; sen bir eğitim ayısın ve sende kazandıklarımız on bir ay hayat vermelidir bize. Sende kazandıklarımızı yanımıza almadan, sen bizi adam kılmadan, gitme.

Gitme Ramazan gitme! Bizi özümüze döndürmeden gitme.
Hocam yine harika bir yazı olmuş. Yüreğinize kaleminize sağlık.