DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C
Ankara
°C
°C
°C
°C
°C

YAŞADIĞIMIZ ÇEVRE, AYNAYA YANSITTIĞIMIZ GÖRÜNTÜDÜR

17.05.2025
1.271
A+
A-

Tek başımıza, elimize kazma kürek alarak herşeyi duzeltemeyiz ama oluşturacağımız bilinç ile çevremizdeki yansımaları değiştirebiliriz. Bulunduğumuz çevre, tüketim alışkanlıklarımızı, yaşam pratiğimizi, sosyal davranışlarımızı etkileyen ana faktördür. Kendimize olan saygımız geliştikçe, toplumsal güven de buna paralel olarak artar.

Ülkede ki problemlerimiz ortak olmasına rağmen, kendi yaşadığımız dar alanda bile çözüm konusunda ortaklık kurmakta zorlanıyoruz. 

Bağlum, haritada her ne kadar başkentin metropol alanından bir parça olsa da, idari kadrolarda hizmet alım haritasında görülemeyecek kadar merkezden uzaklaştırılmış. 

Başıboş gezen binler ile ifade edilebilecek köpekler,  kasislerden geçerken hafriyat kamyonlarının damperlerinin gecenin sessizliğinde uykumuzu bölen gürültüsü, evine dönmek için iş ve okul çıkışı duraklarda dolu geçen otobüslere binemeyen insanlar, özellikle hafta sonları hobi bahçeleri sahiplerinin trafik yoğunluğu yüzünden yürüyecek doğru düzgün kaldırım bulamayan , yine bu trafikte ebeveynin elinden tuttuğu çocuğu ile karşı tarafa geçmek için uzun zaman bekleyen yayalar, daha birçok problemin ortasında, semt sakinleri olarak bu saydıklarım bile hepimizin sinirlerini germeye yetiyor.

Uzun zaman önce doÄŸudan göçmüş bir ailenin, doÄŸma büyüme yerleÅŸimcisiyim BaÄŸlum’un. Çocukluk dönemi zamanlarımı hatırladıkça, doÄŸal tüm güzellikleri ile beraber kendine has kültürü de kaybolmuÅŸ BaÄŸlum’u bugünkü köylülükten çıkartılmış ama ÅŸehirleÅŸtirilemeyen çarpık yapılaÅŸmış hâli ile kıyasladıkça acaba sorusunu çok soruyorum kendime. 

Özellikle Seksenlerden sonra daha da hızlanan köyden kente göçler sonucunda, insanların terk ettikleri  köyler, nüfus azlığı yüzünden virane haline dönüşürken, göç alan büyükÅŸehirlerin merkezlerine yakın köyler de artan nüfus yoÄŸunluÄŸu yüzünden plansız, altyapısı sorunlu, kültür çatışmalarının yaÅŸandığı varoÅŸ yerleÅŸimler ile doÄŸal halini kaybetti. Kendi kendine yeten köy kültürünü hep beraber yok ettik. Orhan Kemal’in Gurbet KuÅŸları romanındaki “iflahsızın Memed” karakterinin yaÅŸadıkları, bunları düşündükçe kafamın içinde dolanıp duruyor.

Çokça sorular ile kendimizi bunaltarak, ümitsiz davranmaya da gerek yok aslında. Kaybettiğimiz çok şey var belki ama her şeyi de kaybetmiş değiliz. Geldiğimiz şehirlerin yörelerin ismi başka olsa da, kültürlerimiz arasında fark olsa da, aynı bölgede yaşıyor aynı sorunlar ile boğuşuyoruz. Bir şekilde hepimizden bir parça var burada. Bir arada, yaşadığımız bu yeri daha güzel yapmak düşüncesi ile ortak sorunlarımızı hep birlikte dile getirerek, gür sesimizle tatlı sert bağırarak daha yapıcı bir toplum olarak sesimizi duyurabiliriz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.